arjantin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arjantin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2014

" Córdoba "

Cok uzun zaman oldu blogu guncellemeyeli. Asktan midir , yoldan midir bende bilemiyorum :) Clorinda'da kaldigimiz geceden yaklasik 12saatlik bir yolculuk sonrasinda Chulón'un Córdoba'da ki evine vardik. Sanirim hayatim boyunca taniyabilecegim ender misafirperver ailelerden biriyle tam 25 muhtesem gun gecirdim.Córdoba'ya dair anlaticak tonlarca sey var aslinda.Insanlarinin guzelliginden, ucsuz bucaksiz sierralarindan,enfes etlerinden ve onlarin diliyle Asado'larindan,lezzetli sutlerinden yapilma dondurmalarindan,kendimi cok iyi ve mutlu hissettigim bu evden,nerden baslasam bilemedim.Bu yuzden 25gunu kimseyide siikmadan kisaca soyle ozetleyebilirim:Asik olup geldigim bu sehre asik olarak ayrildim. Benim toplamda Córdoba'da ki hikayem bu sanirim :)Che Guevara'nin Alta Gracia'da ki cocuklugunu gecirdigi eve yaptigim ziyaretse bu sehri gozumde dahada guzel kildi. Hayatim boyunca bekledigim bir yolculukta Che'ye bu kadar yakin olabilmenin mutlulugunu kelimelerle anlatamam.Gitmek isteyenlere diyorum ki muhakkak ama muhakkak Alta Gracia'ya ya ugramadan donmeyin.Che astim hastasi oldugu icin ailesi buraya tasinmis.Cunku havasi mukemmel.Tertemiz.Tek katli evleriyle oyle guzel ki kesin ziyaret edilmeli.Sadece Córdoba'nin degil Arjantin'in bir guzel ozelligide bu trk katlı yada iki katli ev yapilarina sahip olmalari.Buenos Aires' e gitmedigim icin bilemiyorum fakat Córdoba'da yeni ogrencilrr icin yapilan buyuk apartmanlar haric halen eski tek katli yapilar korunuyor.Bizim pek alisik olmadigimiz bir durum maalesef..Yilbasini Chulón'un kocaman ailesiyle geciriyoruz ve ilerleyen gunlerde her biri ayri iyi olan bu insanlarla epeyce sohbet yemek vb aktivitelerde bulunuyoruz.Hobbit'i ispanyolca altyazili izleyip, 5 gun Cuesta Blanca'da dagda kamp kuruyoruz.Nehirlerde kelebeklerle birlikte yuzup, ormanin derinliklerinde inegiyle danasiyla ozgur atlarla karsilasiyoruz :)Her gun neredeyse bizlere gore yarim kilo kiyma fiyatina 2-3 kilo etle Asado yapip, boyuna Fernet con Coke iciyoruz.25gunde gitmedigimiz akraba arkadas, etmedigimiz muhabbet birakmiyoruz.Boyuna insanlara Türklerin arap olmadigini , dilimizin arapca olmadigini, Türkiye deyken kapanmamiz gerekmedigini, , Atatürk'ü , yemeklerimizi , muziklerimizi , rakimizi , Galatasaray' i :) , Istanbul'u , İzmir'i vb bütün herseyi anlatiyorum ve hic yorulmuyorum, her seferinde aciklamaktan keyif aliyorum.Tarkan'i bilenlere muck muck actirip herkese gobek atmayi ogretiyorum :)Onlarin danslarini, yemeklerini tatlilarini ogrenip kendi kulturumden turk kahvesi pisirp birde ustune ingilizce fal bakiyorum.Bazen cok sevdigim insanlara rakimdan tattirip nasil icilir neyle icilir hangi muzikle icilir bunları ogretiyorum :)25 gunum belki daha tonlarca aniyla sma kisaca boyle bir ozetle geciyor. Burdaki hayat tarzini , yemekleri , kulturu herseyi cok seviyorum ve aslinda kalmakta istiyorum fakat yola devam etmeyide istiyorum ve bu duygu daha agir basiyor. Ailem kadar benimsedigim bu guzel aileye veda etmek cok zor. Asik olup geldigim bu sehre veda etmek cok zor. Fakat yol beni bekliyor.  Buralarda en cok ani en guzel sekilde yasamayi, paylasmayi, herseyini herkesle paylasabilmeyi, ve hergun bambaska guzel gececek bir gune uyanmayi ve daha sakin daha pozitif daha mutlu daha keyifli belki daha yalniz ama daha guclu olmayi ogreniyorum.Sevdicegi geride birakmak en fenasi ama plan yapmadan bu yolun keyfini guzelligini yasayip sonra neler olacak bakalim diye dusunmeyi ogreniyorum. Herkese tavsiyem an gelirse asktan kacmayin elbet ama imkan varsa asik olmayin :p saka bir yana 40gun yol arkadasligindan sonra yeniden yola yalniz cikmak elbet zorluyor ama insan bir sekilde onundeki maceralari yeni yolculuklari hayal edip bunada alisiyor.Bir gun yeniden bulusmayi umut edip, dileyip Córdoba'ya hoscakal diyorum ve kuzeye ilerlemek icin Salta'ya dogru yola cikiyorum.Ilk defa gozlerimde yas bir sehri terkediyorum burada. Bu duyguda cok sey ogretiyor insana o ayri. Yasadigim her andan bir seyler ogrenme cabasindayim.Arayisim genel hatlariyla sekillensede henuz elbette tamamlanmadi  ve sanmiyorum ki zaten tam anlamiyla tamamlansin. Yolda olmanin verdigi keyifte bundan.Suan gercekten icler acisi bir internetle yaziyorum ve foto paylasamiyorum fakat facebookta herkese acik fotolardan bu güzel sehri gorebilirsiniz. Yeniden gorusmek dilegiyle.ygmrgzl88@gmail.com : facebook


2 Ocak 2014

" Clorinda "

Paraguay'dan coook ama cook eskilerden kalma uyduraktan bir 'feribotla' :), bizi yarim saatte Arjantin'e goturecek olan nehri geciyoruz. Sadece 5 mil guaraniye yani 2,5 dolara ulke degistiriyorum. Elbette yolum daha uzun. Cordoba'ya gecebilmek icin otobus gerek. Az bir plan yaparak geri kalanida sansa birakarak yola cikiyoruz Chulonla. Cordoba'da onun ailesinin yaninda kalacagiz.

Paraguay-Arjantin sinirinda kucuk bir kasaba , Clorinda.Formosa'ya bagli.
5 dakikada pasaportuma 90 gunluk vizemi vurduruyorum.Turk oldugumu goren gorevli oooo welcome to argentina turkey diyor , hahaha hehehe seklinde gulup sagolun varolun seklinde hareketler yaparak siniri geciyorum =)




Nerde kalacagiz ne yapacagiz belli degil =) Iki kisi 10 pesoya otobusle sehir merkezine geliyoruz.
Aninda bir otobus sirketine gidip Cordoba'ya bilet almamiz lazim.

Plan yapmazsak elbette ne olur :  Isler yarina kalir. En guzelide bu sasirtan durumlar zaten =) 
Haydi bakaliiiim yarin oglen disinda otobus yok.Yani geceyi Clorinda'da gecirmemiz gerek.
Chulon daha evvel bisikletle buradan gecerken bir universite bahcesinde konaklamis.Universitenin sekreterini taniyor.Sansimizi ordan yana kullanmaya karar veriyoruz.

Biletler tam olarak 1120 peso tutuyor iki kisi. Maalesef dolarlarimizi simdilerin "blue" money'si eskinin 'black' money'si olan karaborsada bozduruyoruz cunku inanilmaz kur farki var doviz burolariyla.Arjantin ekonomisi fena yerlerde surunuyor.Suan an itibariyle Buenos Aires'te nerdeyse tum sehirde 15 gun elektrik kesintisi var.Cunku elektrikleri yok.Kisinti yapmiyorlar , direkt olmadigi icin kullanamiyorlar.Siz dusunun artik.

Biz vardigimizda 1 dolar 5 peso idi biz 8,5 pesoya bozdurduk. Cordobada bunu 10-11 peso yapmakta mumkun. Acikcasi dikkatli olup cambioculardan para bozdurmak suan  isimize geliyor.

Asil mesele yarin sabaha kadar yatacak yer lazim.Yola koyuluyoruz. 



Bavulu cekcekli aldigim icin benle modern traveller diye dalga geciyorlar :)) ama valla hicte gucenmiyorum.Sirtimda kocaman tasidigim zamanlar deli agritiyor,cekcekle kullaninca mukemmel.Ama suan bu gittigimiz yollarda luksten uzak sirtimda 20 kiloyla mizmizlanmadan Chulonu takip ediyorum =)

Universiteye vardigimizda ilk saskinligimi yasiyorum. Ben oyle buyuk kampus filan beklerken , korku filmlerindeki hosteller gibi bir yere geliyoruz =)









Sagolsunlar bize iki dosek veriyorlar.Birde banyonun anahtarini.Suan bu cok buyuk nimet =) Sokaktada kalabilirdik ama sivrisinekler sabaha kadar her yerimizi yerdi ,sonra butun gun kasin dur =) Bu sebepten suanda bu mekan bizim icin saray. Klimasida var. Banyoda kocaman kurbagali filan ama olsun sahsimiza ozel , kimsecikler yok =) Bir kurbagalar birde biz. Hayatimda boyle buyuk kurbaga gormedim korkudan fotograf bile cekemedim =) Tabiata dogaya oyle kolay alisilmiyor,hala daha bir Zeyna degilim sonucta kurbagalardan cekiniyorum hauhea:) ama genede beraber yikanmayi basarabiliyoruz. O bana dokunmuyor ben ona. Mutlu mesutuz.

Ve hayatimda ilk defa pespese bu kadar cok simsek goruyorum havada. Chulon nasil yani diyor hic gormedin mi? hayir gordumde bu denli pespese gormedim. aaaa buralar hep boyle Cordoba'da ayni. Nedenini bilmiyor ama bende bilmiyorum ilk defa gordugum bir manzara. Ufacik bir an yakaliyorum hatirlamak icin.




Banyomuzu yaptiktan sonra sehre gidelim diyoruz.Hayat nasil bir bakalim.
Herkes disarda.Cuma aksami.Cay bahceleri gibi cafelerde oturuyorlar ama genelde hep bira iciyorlar.Cay pek yok :P

Boyle isikli misikli bir mekan goruyoruz nedir ne degildir bakalim giriyoruz iceri.
Durum bu : 







Hic oynamamisim bugune kadar bilardo.E hadi gelmisken oynayalim madem.Tabi yeniliyorum ama enteresan bir sehirde kohne bir barda bilardo oynamistim zamaninda demek yeterli :)

Sabah erken kalkacagiz,kalacagimiz yere geri donuyoruz.




Sabah bu manzarayla uyaniyoruz :






Iste en cok istedigim anlardan biri.
Dogal hayata bu kadar yakinim.
Hic bilmedigim bu kasabada boyle bir sabaha uyaniyorum ve kendimi atiyorum icine.





Her sey onume serilmiscesine ben deneyimleyeyim diye bekliyor.
Bu firsatlari kacirmak mumkun degil.. Koca sehirlerde koca apartmanlar arasinda gezmektense bu sekilde hayatin icinde olmak daha huzur verici. Patagonyaya gidememis oldugum icin uzulmuyorum.  Bir gun bir vakit gene gider gorurum. Suan ani degerlendiriyorum  ve gecmiste yapamadiklarima degilde , varoldugum anda karsima cikanlarla neler yapabildigime bakiyorum. Bu sebepten mutsuz degilim. Hatta daha farkli bir yoldan ogrenmek ve naturalin icinde olmak epey zorlasada daha cok arindigimi hissediyorum.

Yola cikma vakti geldi. 





Chulon bisikletini kutuluyor, fotograflarimizi cekiyoruz. Otobus geliyor. Ilk durak Resistencia. Burada 2 saat kadar bekleyip Cordoba otobusune geciyoruz. O arada gene chulonun yoldayken evinde kaldigi Maria bizi ziyarete geliyor. Guzel bir insan daha tanima firsati buluyorum boylelikle. 


Ve sabaha kadar surecek olan Cordoba otobusumuz geliyor.Iyiyiz mutluyuz. Chulon ailesini tam 8 ay sonra gorecek.Heyecanli. Bende en az onun kadar heyecanliyim cunku bu duyguyu cok iyi biliyorum.
Bazi seyler hic degismesede , ailelerimizi ozluyoruz. Yolda olmanin verdigi gucle bu duyguyla savasabiliyoruz elbette. Cunku tercihlerimizi bu yonde yaptik. Fakat an geliyor cok buyuk bir calisma gerektiyor bu duyguyu atlatmak icin. Genelde basariyoruz....

Simdi hava berrak , bulutlar inanilmaz guzel ,her yer yemyesil...
Keyfini cikarma vakti...

Bekle beni Arjantin geliyorum  !!! =))


24 Ekim 2013

''Konsolosluk''

   Sonunda vakit bulup gidebildiğim konsolosluklardan , gayet memnun ve mutlu bir şekilde ayrıldım.Bileti her şeyden evvel alıp sonra ''eee şimdi nolucak hadi bakalımmm'' şeklinde geçen günlerin sonunda büyük bir rahatlama mevcut şuan .

  Öncelikle bir Istanbul'lu olarak hep iğrenerek baktığım , boğazın dibindeki dökme demir yığınına doğru giderken içimde hafif bir tereddüt vardı.

SÜZER PLAZA.
Ne vakit vapura binsem ''yahu hangi akıl bunu buraya yapar ve hangi akılda buna izin verir'' diye düşünürdüm.Hala da aynı şekilde düşünüyorum bu konuda bir değişim olmadı düşüncelerimde.Fakat içeri girdikten sonra kapıdaki güvenlikten,danışmadaki sekreter arkadaşlara kadar herkes inanılmaz güleryüzlü ve yardımcı oldular.
Önyargım elbette sadece bina içindi fakat dediğim gibi kasıntı bir durum bekliyordum içerde de. Ama öyle olmadı.

İlk olarak belirteyim,Brezilya Konsolosluğu ilk danışmayı geçtikten sonra koridorda ilerleyip asansörle çıkacağınız ,4.katta ufak bir ofis şeklinde.

Bazı konsolosluklarda Türkçe bilen oluyor fakat burada sadece Portekizce ve İngilizce yardımcı olabiliyorlar.Benimle ilgilenen beyfendinin ismi Carlos'tu.Beklediğimin aksine gayet net ve tane tane bir ingilizce ile tüm sorularıma cevap verdi.Güleryüzlü ve eğlenceli insanlar ve mümkün olduğunca ilgileniyorlar.
Carlos'tan öğrendiklerim kadarıyla ;
*90 gün vizesiz ve genel olarak sınırda hiç bir problem çıkmadan Brezilya'yı gezebiliyoruz.
*Öğrenci ya da çalışan , ya da benim gibi işi bırakıp gidecek olanlar için 'NOLUYO NİYE GELDİN!'' tarzında Almanya'nın vb.Avrupa ülkerinin yaptığı gibi sorgu sual yok.
*Oldu da 90 günü uzatmak istedik , o zaman kalacağımız yerdeki federal polislere gidip böyle bir durumumuz olduğunu ve kalacağımızı söylüyoruz ve bize bir 90 gün daha verebiliyorlar.
*Carlos'un dediğine göre aşı yaptırma konusu kişinin kendi tercihine kalmış bir durum.Afrika'da ki kadar ölümcül hastalıklar yaygın değil ama içimiz rahat etsin diye sıtma ve sarı humma yaptırabilirmişiz.
*Diyelim ki 90 günün 70 günü Brezilya'da kaldık ve sonra Arjantin'e geçtik.Yeniden Brezilyaya dönmek istediğimizde 90-70=20 şeklinde vizesiz kalan günümüzü hesaplıyorlarmış.Yani olurda rotanın sonunda Brezilya'ya yeniden giriş yapacaksanız en mantıklı ve düzgün yöntem süreyi muhakkak federallerle konuşup uzatmak olacaktır.
*Daha fazla sorulcak bir şeyde yokmuş,gidip deliler gibi eğlenmeli ve süper bir tatil geçirmeliymişim.Her hangi bir sıkıntı yaşamazmışım =))
  Evet buradan Carlos'a ve kapıdaki kibar görevli arkadaşa sevgilerimi gönderiyorum,içimi rahatlattınız.

Taaa buralara kadar gelmişken gene aynı binada mevcut Arjantin Başkonsolosluğuna'da uğramak istedim.En çok merak ettiğim ve bence bir çok insanında merak ettiği,ülkeler arası geçişlerde neler oluyor,vize ne kadar hesaplanıyor vb. sorularımı sormak için danışmadaki sekreter aracılığıyla yukardaki ofisi aradık.16.kat olduğu için isterseniz çıkmayın bir telefonla görüşün öyle bakarsınız dediler,dedim süpersiniz aynen bunu yapalım.


Telefondaki beyfendi bir 15 dakika sonra yanınıza geleceğim ,gitmeyin yüzyüze konuşalım daha iyi olur sizin için dedi.Yahu dedim noluyor bu kadar tatlı ve işini düzgün yapan,insana değer veren insanlar aynı binada toplanmışlar sanki.Herkes kibar ,güleryüzlü,samimi.


Çağlar bey,yani Arjantin Konsolosluğundan telefonla görüştüğüm beyfendiyle Arjantin'e dair her şeyi konuştuk.


*Öncelikle Arjantin'de aynı şekilde Türk vatandaşlarına 90 gün vizesiz giriş hakkı tanıyor.Ve aynı şekilde burada da eğer süreyi uzatmak isterseniz federal polise gidip 180 güne kadar çıkarabiliyorsunuz .

*En önemlisi ve en merak ettiğimde Brezilya'dan Arjantin'e ya da Arjantin'den Peru'ya geçişlerde vizeye ne olduğuydu? Güzel haberse ; sürekli bir 90 gün başlıyor.Yani vize sıfırlanıyor yeni gideceğiniz ülke için.İşte bu zaten senelik yapılacak bir yolculuk için ve orada gönüllü ve bir kaç ay çalışabilme durumları için süper bir imkan yaratıyor.
*Arjantin'in yaklaşık son 10 yıllık döneminden de bildiğiniz üzere ekonomik açıdan durumları kötü.Çağlar bey'e göre eğer orada yerleşik bir düzen kurmaktan yanaysam önce kesin ve net bir iş için adım atmalı ve hiç bir şeysiz orada kendimi harap etmemeliyim.Elbette düşüncesine saygı duyuyorum,bir çok arkadaşından ve orada yaşayanlardan duyduğu edindiği deneyimlerle bunları benle paylaştı.
* İspanyolca öğrenme konusunda hızlı olmalıymışım çünkü Arjantin'de Brezilya kadar ingilizce hakim değilmiş.Çok fazla konuşulmuyormuş. ( iyi ki sözlükleri almışım.)
*Aşılar konusunda onunda yorumu Carlos'la aynıydı.Eğer istersem yaptırabilirmişim ama çokta gerekli değilmiş.
(Bu konuyuda önümüzdeki günlerde detaylı olarak yazacağım.)
*Son olarak banka kartları ve atm durumlarını sordum.Her yerde para birimleri değişiyor sürekli ve en fazla kullanılan banka ''citibank'' olduğu söyleniyor.Bu konuda pek bir bilgi sahibi değildi ama araştırıp mail olarak bu konuda da bana yardımcı olabileceğini söyledi.

Çağlar Bey'e de sevgilerimi ve teşekkürlerimi gönderiyorum.


Bugün karşılaştığım herkes çok kibar ve güzel insanlardı.

Bu yolculuğa karar verdiğim dönemde Güney Amerika'yı yalnız gezen gezgin bir kızın tuttuğu günlüğe rastlamıştım.Günlüğün en sonunda onun yorumu şuydu : 

''It’s too dangerous out here for a woman on her own!” was a common refrain. I felt completely the opposite. I often received unsolicited help, ranging from directions to offers of meals, homestays, and even the occasional matchmaking attempt. South Americans proved to be some of the friendliest, warmest, and inviting hosts in the world.''




Yani Türkçe mealiyle özetlersek herkes ona tek başına oralarda olmanın çok tehlikeli olacağını söylemiş fakat o gittiği her yerde yardım alabilmiş her konuda ve ona göre Güney Amerikalılar gayet arkadaş canlısı,sıcak ve misafirperver insanlarmış.

Henüz ayak basmadığım bu Latin toprakları ve insanları hakkında benimde içimden geçen ve hissettiğim duygu tam olarak bu oldu bugün.Umarım bu bilgiler google da bir çok insana ışık tutabilir çünkü ben araştırırken epey bilgi kirliliği mevcuttu ve her kafadan bir ses çıktığı için insan vize vb.şeyler konusunda dehşete düşebiliyor.En güzeli bizzat gidip yerinden öğrenmek ki sanırım bu macera dolu yolculuğun asıl sebeplerinden biride bu : Yerinde öğrenmek,görmek,deneyimlemek.