güney amerika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güney amerika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2014

'' Peru ''

Nerdeyse bir senedir Guney Amerikadayim...

Bunun yaklasik 9 ayinda ise Bolivya - La Paz 'da.. ( idim )

Ilgilenenler merak ediyor elbette neden bu kadar uzun sure bir sehirde yasadigimi ve yola devam etmedigimi..

Isin asli 2 hafta olarak geldigim bu sehirde kendime yeni hayat kurmak gibi bir planim yoktu.
her sey kendiliginden gelisti elbette.Wild Rover'dan is teklifi alinca elbette bir sene boyunca sevdigim bir sehirde ustelik para kazanarakta kalmak mantikli geldi.6 ay boyunca barda mukemmel zaman gecirdim cok guzel insanlar tanidim bir suru macera yasadim fakat bir sekilde vucudumda sinyal vermeye basladi.once bogazlarim sonra dislerim derken hastaliklarla bogusmaya basladim acikcasi. Wild Rover'dan ayrildiktan sonra ani bir kararla Turkiye'ye donmeye karar verdim fakat Santa Cruz Havaalanina vardiktan ve 15 saat havaalaninda bekledikten sonra LaPaz'a geri dondum.

Elbette bir cok insan uzerinde hayalkirikligi yarattim cunku hevesle verdigim bir karar sonucunda aileme dostlarima gelmiyorum ben demek pekte adil degildi ama iste maalesef gene bencil ben once kendimi dusunerek donmekten vazgectim.

LaPaz'a geri dondukten sonra asil isler tamamen karisti.Baska bir yerde calismaya basladim ve bu suredede elbette vize parasi islemeye devam etti.
yaklasik 6 ay kadar kendi normal 3 ayimin haricinde kalinca hostellerde kalmak gibi bir secenegimde kalmadi ve arkadasimin yanina tasindim.
Bu arada yeniden dislerim patlak verdi . Yirmiliklerden birini baya zor bir operasyonla cektirmek zorunda kaldim.

Herneyse...

Bunca sorunun arasinda dogal olarak duygusal manada da cokuntuler yasamaya basladim. 

Ciddi anlamda mutlu yasadigim bu sehir ustume ustume gelmeye basladi.
sanki hersey Istanbul'da ki gibi gorunmeye basladi gozume..

Ben neden geldim buralara ne buldum tarzi sorularimla kendimi mutsuz etmeye basladim ve sonunda ciddi anlamda bundan kurtulmam gerektigine karar verdim.

Evet bir zamanlar mukemmel isim , ilk basta tanistigim mukemmel insanlar calisanlar vardi... 

Is bitti insanlar yollarina gittiler bense cakili kaldim.. Kendime bu deneyimi yasatmis olmaktan dolayi mutluyum cidden pisman degilim ama vermem gereken bir karar vardi ve bende sonunda verdim.

Peru'ya hareket ettim.

Sinirda polislerle yasadigim problemden sonra ki siniri yurumeye calisip durdurulunca baya beni ofise aldilar.Dedim tamam her sey burda bitti artik sutlayacaklar ama oyle olmadi.Onca sikinti ve stresten sonra bir anda hungur hungur aglamaya baslayinca adamlar soka girdi tabi.

Biraktilar.Bastim gittim.

Puno otobusune binip Puno'ya ordanda Cusco'ya gectim.
Cusco'ya gecerken gece polis aramasi oldu. Sans bu ki ; tam arka koltugumda oturan adamdan bir sirt canta dolusu kokain cikinca ve ve bu cantada tam benim cantamin yaninda olunca maalesef benide didik aradilar. Bu arada adamlar polislerle otobusun icinde kavgaya tutustu. Hah dedim tamam Yagmur iste burda bittin yani bir silah cekseler olup gidiceksin artik yapacak bisi yok...vizeden imigrasyondan pacayi yirttin ama senin olmayan kokainden iceri atacaklar ya da .. :p

Neyseki otobusteki teyzeler sagolsun beni koruyup kolladilar polislere baya nene kivaminda yaklasip yol verdiler.Polislerde uzatmadi adamla cantayi alip gittiler.

Cusco'da hic vakit kaybetmeden 24 saatlik bir yolculuk sonrasinda suan bu satirlari yazdigim Lima sehrine vardim.

( Lima'yi daha iyi gorebilmeniz icin ;  http://www.taringa.net/posts/imagenes/17555619/Lima-Peru-la-ciudad-y-sus-contrastes.html?dr )


Simdi burda ne yapacagim ne kadar kalacagim acikcasi kesin degil.

Buraya dair yeniden yazmak izlenimlerimi anlatmak istiyorum fakat biraz daha gormem gerek diye dusunuyorum.

Kisacasi artik Peru'dan sevgiler efenim.

Saglicakla kalalim en onemlisi bu imis ogrendik.

hoscakal LaPaz , hosgeldim Lima ..

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Now the English time =)

Almost 1 year now ,  im in South America..

9 months of that year was in Bolivia-LaPaz..

the people who are interested in my journey ,of course they are wondering why i stayed in a city that long and didnt continue to the road..

the thing is , which i came for 2 weeks to there actually , i didnt have a plan to create a new life. things were just happened.Wild Rover offered me the job for one year and of course i liked the city and everything , it was a really good option to stay and get paid for a year.
6 months behind the bar i had an amazing time and i met with an amazing people , i passed so many adventures but then my body started to give me signals ..first my throat and then my teeth. it was like so bad times. After i quit the Wild Rover , i decided immidiately to go back Turkey but when i arrived to Santa Cruz Airport and wait in there 15 hours , i just came back to LaPaz.

For sure ; i let down on people cause i just made an 'one second' desicion and it was so hard to say to my family and friends that im not turning back and it wasnt fair though but selfish yagmur thought about herself first again and decided not to go back.

After i got back to LaPaz everything got worse.I started to work at Oliver's.But that time my visa money keep going to get much more.Almost 6 months after my legal 90 days,hostals didnt want me to stay in there cause it was trouble with immigration.
I moved to my friends house and again my teeth got worse than ever and they did a really hard 'took it off' surgery and took my wisdom tooth away.

whatever..

between all this problems , for sure , my emotions got really worse. like i was passing a depression .

i was really happy in LaPaz before ,really,but its started to having so much drama and it was like the old days in Istanbul like the same things started to happen and i was feeling unhappy anymore.

i started to think why i came here why i found whatever silly questions and i decided to 'decide' for something and get rid of this shits.

yeah once upon a time i had an amazing job and friends.

but the job was over and all the friends gone to their road but i stucked. really im so happy to experience this life and i dont have any regret and i decided.

i moved to Peru.

when i tried to passed the border going through , police officers tak me to a room and started to ask questions .i said to myself thats ok everything is over now they gonna deport you but it didnt happen like that.after all these problems and everything i started to cry like a river and officers got shocked and they just let me go.

i just passed the border and found a bus to Puno pass there and then found a bus to Cusco . at night when we were on the bus police just stop the bus and started to search. they came to my back seat and started to search a bolivian guy , in the up closets they found a bag of cocain and of course my bag was next to this mans bag and they searched me because of this too. that moment the man got angry started to fought with policeman and i was like ok yagmur you did everything you just passed border and nothing happened bad until this time but if they gonna shout gun or something you gonna die after all this things you achieved or they gonna charge you cause bag of cocain and gonna go to jail ... :P

thank god there were good woman in the bus and they offenced me like their child and police left with the guy and the bag.

i arrived Cusco and took a bus directly to Lima and after 24 hours i arrived that city which im writing this words now.

(Photos of Lima : http://www.taringa.net/posts/imagenes/17555619/Lima-Peru-la-ciudad-y-sus-contrastes.html?dr )


especially its not that certain that how many times im gonna stay in here or what im gonna do.

actually i wanna write about this city but i wanna see a little more first.

so , cheers from Peru guys !

the most important thing was health by the way we lived and saw that..

and for the end , Goodbye LaPaz , Hello Lima...




19 Temmuz 2014

" Coming Home Again "

8 ay...
Binlerce km yol,onlarca sehir,yuzlerce guzel insan sonrasinda eve donuyorum.. 
8 ayda yasadigim her an inanilmaz deneyimlerle dolu ve mukemmeldi.
Bu kadarini hayal bile edemezdim.

Tum bu Guney Amerika yolculugunun sonrasinda diyebilirim ki ; bu kita bu latin topraklari paha bicilemez derecede bir ogretmen oldu bana.
Onca yillik okul hayatinin , is deneyiminin ardindan tek kelimeyle hic bir sey bilmedigimi ve gormedigimi anladim bu hayatta.

Yasadim bildim dedigim tonlarca seyin cogu zaman yeterli olmadigini , manasiz oldugunu , sevinclerimin uzuntulerimin yasadigim her duygunun eksik oldugunu gordum.
Nasil bu denli buyuk bir mana katabildi bu latin dunyasi bana hala daha inanamiyorum fakat o kadar mutluyum ki,kelimelere dokemeyecegim kadar mutluyum..

Insan , hayatinin her aninda arayista ve kendini bulmak adina belki yola cikiyor belkide bambaska seylere yoneliyor.Ben kendim adina yolun en buyuk ogretmen oldugunu ogrendim.
Hep yazdim hep yazacagim ; iyi ki o kucucuk adimi atmisim,iyi ki tek bir an bile korkmadan bu yola cikmisim.

Simdiyse geri donme vakti..
Bu yuvasiz ucan kus bile bir gun memleket ozlemi duyabilirmis,hasret kalabilirmis..
Simdi her seye yeniden baslama , yeni dersler ogrenme vakti...

 Dip not;

25 Ekim 2013 :

"Ben bu kapıdan çıkıp gittiğim için hiç bir zaman pişman olmayacağım bir hayat yaşadım.İnsan yaşamında yılların değil ama deneyimlerin çok daha mühim olduğunu ve gençliğim her ne kadar şu dönemde işime yarayacak olsa da,insan ruhu için yaşın ya da maddiyatın ya da içinde bulunduğu koşulların hiç bir zaman önemli olmadığıni düşünüyorum.

Önemli olan bu anda bu duyguyu hissedebilmiş olmak ve artık farkında olabilmek..
Artık nefes alabilirim."


9 ay evvel bu cumleleri yazmisim bloguma..yola cikmadan bir ay evvel..simdi eve donerken ne denli dogru bir hareket yaptigimi ve hala daha ayni sekilde dusundugumu anlamis oldum.

Bunca deneyimden sonra son olarak soyleyebilecegim tek sey ; 

Yola cikin...tek bir an bile dusunmeyin,parasizlikmis,cesaretsizlikmis..bunlarin hic bir onemi yok..

Yola cikin ve hic durmadan devam edin..

Istanbula donene degin , hoscakalin ..

 

18 Kasım 2013

'' Aşı ''

Bildiğiniz üzre Güney Amerika ve Afrika gibi kıtalarda hayati koşulların getirdiği zorluklardan biri de hastalıklarla savaşmak.Günümüzde bu kıtalarda yaşayan bir çok insanın virütik hastalıklara yakalanma riskleri çok fazla.Tabi bir çok kişi hastalıktan kırılırken bir çoğuda sadece taşıyıcı olarak yaşamını sürdürüyor. İnsanların yanı sıra böceklerden,sineklerden,gıdalardan,sulardan ve her yerden virüs kapma olasılığınız var.

Elbette koşullar bu durumdayken Afrika kıtasına yapılan seyahatlerde genel olarak 'ZORUNLU' fakat Güney Amerika seyahatlerinde kişinin kendisine kalmış bir aşılanma olayı gerçekleşiyor. 

Bende kendi tercihimle bugün tüm aşılarımı yaptırdım.
İlk olarak 'TÜRKİYE HUDUT VE SAHİLLER SAĞLIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ' nün Cevizli'deki temsilciliğine gittim. Bir çok insanın sadece Karaköy'de var sandığı bu merkezlerden Istanbul ili içersinde tam 4 ilçede var. Şu adresten girip bakabilirsiniz : 

 http://www.seyahatsagligi.gov.tr/page/merkezler.aspx  

Ayrıca merkeze gitmeden evvel randevu almanız gerekli,bunu unutmayın derim.Pasaportunuzu ve kimliğinizi muhakkak yanınızda götürün.
Hiç bir ücret ödemeden gerekli tüm aşılarınızı yaptırıyorsunuz.

Saat 11:00 deki randevuma erken gittiğim ve başka kimsede olmadığı için 5 dakika bekledikten sonra doktor hanımın odasındaydım. Dr.Erçin YILDIZ hanım gerçekten çok ilgili ve alakalı davranarak,beni her konuda bilgilendirdi.Sarıhumma ve Tifo aşılarımı orada vuruldum . Tetanoz aşısını ve Polio damlasını tamamlamak içinse beni Aile Hekimime yönlerdirdi. Daha evvelde kendi çalıştığım hastanede Hepatit B aşım tamamlandığı için ona gerek kalmadı. Son olaraksa doktor hanım , Sıtma aşısı günümüzde henüz bulunamadığı için biraz kapsamlı bir kullanım şekli olan iki adet tablet ilaç verdi. İlaç isimlerini burada yazmak istemiyorum çünkü doktor reçetesi ile alınıyorlar. Eğer sizlerde bu aşıları yaptırmak , ilaçları almak istiyorsanız muhakkak sağlık merkezlerinden birindeki hekime muayene olmak zorundasınız. 

Aşılarınız yapıldığında size şöyle bir aşı kartı veriyorlar ;


İçeriğide şu şekilde oluyor ; 





Aşılardan sonra 24 saat alkol almak yasak.Diğer yeme içme durumlarınızda herhangi bir sıkıntı yok.24 saat içersinde çok ağır iş yapmamalı,kendinizi çok yormamalısınız.Başka da dikkat edilecek bir husus yok.

Aşı ve seyahat sağlığı konusunda; Dr. Erçin hanımın anlattıklarından yola çıkarak diyebileceğim en önemli şey ; uzun vadeli yolculuklarda ki eğer benim gibi bir rotaya gidiyorsanız bu aşıları yaptırmanızda fayda var.Yeme-içmeye özen göstermek gerekli.
Özellikle su vb. içecekleri mümkün olduğunca kapalı kutularda-şişelerde alarak , çiğ sebze-meyve yerine daha çok kabuklu olanları tercih ederek kendimizi bir çok salgından koruyabiliriz.Türkiye'de bu kadar dikkat etmiyoruz elbette şimdi bin tane kuralla mı yaşayacağım diyor insan kendi kendine ama maalesef ordaki ülkelerde bu tarz salgınlar şaka değil,gayet ciddi ve ölümcül.Dikkat etmekte fayda var.

Yukarıda verdiğim site linkinde hangi ülkelerde hangi salgın hastalıkların olduğunu öğrenebilirsiniz. 
Ben ormanlarda,bayırlarda gezmeyi istediğim için,uzun vadede çok sağlıklı ortamlarda BELKİ kalamayacağım için,hijyen konusunda BELKİ ÇOK dikkatli olamayacağım için ve beslenmeme de aynı şekilde BELKİ her an dikkat edemeyeceğim için aşı yaptırarak en azından kendimi biraz daha koruma altına almayı uygun gördüm.Belkiler elbette değişebilecek koşullar bu yolculukta.Ama dediğim gibi önlem almakta bir zarar yok.Hiç bir zahmet,hiç bir ücret ödemeden gidin aşınızı yaptırın. 

Sağlık seyahat merkezinden aldığım bir kaç broşürü de burada paylaşmak istiyorum.İçerikleri gayet anlaşılır şekilde, hastalıklar ve korunma yöntemleri anlatılıyor.

SARIHUMMA ;




SITMA ;







Ayrıca bildiğiniz üzre Afrika ve Güney Amerika gibi ülkelerde cinsel yolla bulaşan hastalıklar malumunuz çok ama çok tehlikeli boyutlarda.HIV çok yaygın,AIDS yüzünden ölüm oranı çok yüksek.En önemlisi her ihtimale karşı önleminizi almanız.





Salgın hastalıklar ve korunma yöntemleri dışında ekstra olarak merkezden aldığım ve bir çok insanın uzun yolculuklar sırasında yaşadığı Jetlag durumu hakkında da şu paylaşımda bulunarak yazımı yavaş yavaş sona erdireyim.





Evetttt.Bugün ki yazınında sonuna geldik =) Şu an sağ kolumda ufak çaplı bir ağrı mevcut ama öyle ahım vahım bir şey değil.Sarıhumma'dan kaynaklı belki bir kaç gün sonra ateşim çıkabilirmiş o kadar.
Bu sağlık mevzularını da hallettiğim için çok rahatladım.Bir tek sağlık sigortası yaptırmak kaldı o kadar.
O da gene kişisel bir tercih fakat bazen pasaport kontrollerde sorulduğunu biliyorum bu yüzden en azından bir 6 aylık yaptırmalı.Hiç belli olmaz belki gerekir,pintilik yapmanın alemi yok kısacası :P

Kaldı mı 13 gün ! =))



Cuando llegare , cuando llegare ... ?? 





24 Ekim 2013

''Konsolosluk''

   Sonunda vakit bulup gidebildiğim konsolosluklardan , gayet memnun ve mutlu bir şekilde ayrıldım.Bileti her şeyden evvel alıp sonra ''eee şimdi nolucak hadi bakalımmm'' şeklinde geçen günlerin sonunda büyük bir rahatlama mevcut şuan .

  Öncelikle bir Istanbul'lu olarak hep iğrenerek baktığım , boğazın dibindeki dökme demir yığınına doğru giderken içimde hafif bir tereddüt vardı.

SÜZER PLAZA.
Ne vakit vapura binsem ''yahu hangi akıl bunu buraya yapar ve hangi akılda buna izin verir'' diye düşünürdüm.Hala da aynı şekilde düşünüyorum bu konuda bir değişim olmadı düşüncelerimde.Fakat içeri girdikten sonra kapıdaki güvenlikten,danışmadaki sekreter arkadaşlara kadar herkes inanılmaz güleryüzlü ve yardımcı oldular.
Önyargım elbette sadece bina içindi fakat dediğim gibi kasıntı bir durum bekliyordum içerde de. Ama öyle olmadı.

İlk olarak belirteyim,Brezilya Konsolosluğu ilk danışmayı geçtikten sonra koridorda ilerleyip asansörle çıkacağınız ,4.katta ufak bir ofis şeklinde.

Bazı konsolosluklarda Türkçe bilen oluyor fakat burada sadece Portekizce ve İngilizce yardımcı olabiliyorlar.Benimle ilgilenen beyfendinin ismi Carlos'tu.Beklediğimin aksine gayet net ve tane tane bir ingilizce ile tüm sorularıma cevap verdi.Güleryüzlü ve eğlenceli insanlar ve mümkün olduğunca ilgileniyorlar.
Carlos'tan öğrendiklerim kadarıyla ;
*90 gün vizesiz ve genel olarak sınırda hiç bir problem çıkmadan Brezilya'yı gezebiliyoruz.
*Öğrenci ya da çalışan , ya da benim gibi işi bırakıp gidecek olanlar için 'NOLUYO NİYE GELDİN!'' tarzında Almanya'nın vb.Avrupa ülkerinin yaptığı gibi sorgu sual yok.
*Oldu da 90 günü uzatmak istedik , o zaman kalacağımız yerdeki federal polislere gidip böyle bir durumumuz olduğunu ve kalacağımızı söylüyoruz ve bize bir 90 gün daha verebiliyorlar.
*Carlos'un dediğine göre aşı yaptırma konusu kişinin kendi tercihine kalmış bir durum.Afrika'da ki kadar ölümcül hastalıklar yaygın değil ama içimiz rahat etsin diye sıtma ve sarı humma yaptırabilirmişiz.
*Diyelim ki 90 günün 70 günü Brezilya'da kaldık ve sonra Arjantin'e geçtik.Yeniden Brezilyaya dönmek istediğimizde 90-70=20 şeklinde vizesiz kalan günümüzü hesaplıyorlarmış.Yani olurda rotanın sonunda Brezilya'ya yeniden giriş yapacaksanız en mantıklı ve düzgün yöntem süreyi muhakkak federallerle konuşup uzatmak olacaktır.
*Daha fazla sorulcak bir şeyde yokmuş,gidip deliler gibi eğlenmeli ve süper bir tatil geçirmeliymişim.Her hangi bir sıkıntı yaşamazmışım =))
  Evet buradan Carlos'a ve kapıdaki kibar görevli arkadaşa sevgilerimi gönderiyorum,içimi rahatlattınız.

Taaa buralara kadar gelmişken gene aynı binada mevcut Arjantin Başkonsolosluğuna'da uğramak istedim.En çok merak ettiğim ve bence bir çok insanında merak ettiği,ülkeler arası geçişlerde neler oluyor,vize ne kadar hesaplanıyor vb. sorularımı sormak için danışmadaki sekreter aracılığıyla yukardaki ofisi aradık.16.kat olduğu için isterseniz çıkmayın bir telefonla görüşün öyle bakarsınız dediler,dedim süpersiniz aynen bunu yapalım.


Telefondaki beyfendi bir 15 dakika sonra yanınıza geleceğim ,gitmeyin yüzyüze konuşalım daha iyi olur sizin için dedi.Yahu dedim noluyor bu kadar tatlı ve işini düzgün yapan,insana değer veren insanlar aynı binada toplanmışlar sanki.Herkes kibar ,güleryüzlü,samimi.


Çağlar bey,yani Arjantin Konsolosluğundan telefonla görüştüğüm beyfendiyle Arjantin'e dair her şeyi konuştuk.


*Öncelikle Arjantin'de aynı şekilde Türk vatandaşlarına 90 gün vizesiz giriş hakkı tanıyor.Ve aynı şekilde burada da eğer süreyi uzatmak isterseniz federal polise gidip 180 güne kadar çıkarabiliyorsunuz .

*En önemlisi ve en merak ettiğimde Brezilya'dan Arjantin'e ya da Arjantin'den Peru'ya geçişlerde vizeye ne olduğuydu? Güzel haberse ; sürekli bir 90 gün başlıyor.Yani vize sıfırlanıyor yeni gideceğiniz ülke için.İşte bu zaten senelik yapılacak bir yolculuk için ve orada gönüllü ve bir kaç ay çalışabilme durumları için süper bir imkan yaratıyor.
*Arjantin'in yaklaşık son 10 yıllık döneminden de bildiğiniz üzere ekonomik açıdan durumları kötü.Çağlar bey'e göre eğer orada yerleşik bir düzen kurmaktan yanaysam önce kesin ve net bir iş için adım atmalı ve hiç bir şeysiz orada kendimi harap etmemeliyim.Elbette düşüncesine saygı duyuyorum,bir çok arkadaşından ve orada yaşayanlardan duyduğu edindiği deneyimlerle bunları benle paylaştı.
* İspanyolca öğrenme konusunda hızlı olmalıymışım çünkü Arjantin'de Brezilya kadar ingilizce hakim değilmiş.Çok fazla konuşulmuyormuş. ( iyi ki sözlükleri almışım.)
*Aşılar konusunda onunda yorumu Carlos'la aynıydı.Eğer istersem yaptırabilirmişim ama çokta gerekli değilmiş.
(Bu konuyuda önümüzdeki günlerde detaylı olarak yazacağım.)
*Son olarak banka kartları ve atm durumlarını sordum.Her yerde para birimleri değişiyor sürekli ve en fazla kullanılan banka ''citibank'' olduğu söyleniyor.Bu konuda pek bir bilgi sahibi değildi ama araştırıp mail olarak bu konuda da bana yardımcı olabileceğini söyledi.

Çağlar Bey'e de sevgilerimi ve teşekkürlerimi gönderiyorum.


Bugün karşılaştığım herkes çok kibar ve güzel insanlardı.

Bu yolculuğa karar verdiğim dönemde Güney Amerika'yı yalnız gezen gezgin bir kızın tuttuğu günlüğe rastlamıştım.Günlüğün en sonunda onun yorumu şuydu : 

''It’s too dangerous out here for a woman on her own!” was a common refrain. I felt completely the opposite. I often received unsolicited help, ranging from directions to offers of meals, homestays, and even the occasional matchmaking attempt. South Americans proved to be some of the friendliest, warmest, and inviting hosts in the world.''




Yani Türkçe mealiyle özetlersek herkes ona tek başına oralarda olmanın çok tehlikeli olacağını söylemiş fakat o gittiği her yerde yardım alabilmiş her konuda ve ona göre Güney Amerikalılar gayet arkadaş canlısı,sıcak ve misafirperver insanlarmış.

Henüz ayak basmadığım bu Latin toprakları ve insanları hakkında benimde içimden geçen ve hissettiğim duygu tam olarak bu oldu bugün.Umarım bu bilgiler google da bir çok insana ışık tutabilir çünkü ben araştırırken epey bilgi kirliliği mevcuttu ve her kafadan bir ses çıktığı için insan vize vb.şeyler konusunda dehşete düşebiliyor.En güzeli bizzat gidip yerinden öğrenmek ki sanırım bu macera dolu yolculuğun asıl sebeplerinden biride bu : Yerinde öğrenmek,görmek,deneyimlemek.